30 Ağustos 2013

Kırlangıç Hikayesi


Günlerden bir gün kırlangıcın biri bir adama âşık olmuş ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş:
-Ben seni çok seviyorum, lütfen pencereyi açıp beni içeri al, birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum, canın da sıkılmaz, birlikte yaşar gideriz demiş. Adam:
-Olmaz, alamam... Git başımdan diye cevap vermiş. Kuş bu sözlerini birkaç kez daha tekrar ettikten sonra adamın penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:
-Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun, ben sıcak ülkelere gitmek zorunda kalabilirim. Lütfen beni al da sıcak ülkelere gitmek zorunda kalmayayım.
Lütfen beni içeri al, birlikte yemek yer omzuna konar, seni neşelendiririm, sana yarenlik ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın der. Fakat şu cevabı alır:
-Git başımdan! Demiş ve kuşu kovmuş...
Kırlangıç da bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş. Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş ve kendi kendine 'Ben ne aptalım, ne akılsız bir adamım niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş ve çok pişman olmuş. Fakat iş işten geçmiş. Kendi kendine 'Nasıl olsa kırlangıçlar sıcaklar başlayınca gelir, ben de onu içeri alır mutlu bir hayat sürerim demiş. Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlar da gelmeye başlamış; ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan kırlangıcı beklemiş; ama kırlangıç gelmemiş. Gelen kırlangıçlara sormuş; ama onu gören olmamış.
Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş.
Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi olana şöyle demiş: Kırlangıçların ömrü 6 aydır...


Zaman dediğimiz şey, içinde yaşadığımız andır. Öyleyse yapacağımız iyilikleri ertelemeyelim!