25 Ağustos 2013

Bunlardan da sıkılırsam






Ağlayan dosta tavsiyeler...

Seni sevmeyeni sevmeyeceksin öyle deliler gibi...

Özellikle de fikrine uyuyor ama ruhuna uymuyorsa!

Ruh mu?

Sonra iyi ki orada değildim dersin...
Senin onu sevdiğin kadar;
Onun seni sevmediğine sevinirsin...
Çünkü sen! Vazgeçmeyi bilirsin... Bir şeyler için, bilirsin işte...
Ama o vazgeçmez... İşte bu yüzden onun seni, senin onu sevdiğin kadar sevmemesine sevinirsin...
Yine iyisin dostum!
Yine büyüdün.
Ağlama!
Gözyaşlarında boğulmayacak kadar güçlüsün...
Tamam ne halin varsa gör!
Tamam!
Onun seni, kendi keyfi için üzdüğünü biliyorum!
İşte o kendi keyfinden vazgeçip seni göremiyorken...
O kendi keyfinden vazgeçip sevemiyorken...
...
Sana iyilik yaramıyor işte!
O keyfinden vazgeçene kadar, kaç kurtar kendini...
Sonra bir ömür onun keyfi için kendini üzeceksin!
Tamam o da seni sevse anlayacağım!
Ağlama artık...
Görmüyor musun?
Sana "kocaman bir şapşalsın" dedi...
"Evet biliyorum ama o dediğinde güzel" oluyor...
"Güzel mi? Anlamıyorsun galiba, egoistin, kaba adamın teki o!"
"Beni yalnız bırakır mısın?"
"O senin kalbindeyken yalnız kalamazsın!" diyerek sarılıyorken...
"O kalbimde değil, beynimde... Beynimden atmak için önce suyunu çıkartıyorum" diyerek tebessüm ediyor.
"Ben ağladığını düşünmüştüm ama anlaşılan sen önce suyunu çıkartıp sonra... " uyanık seni der gibi bir bakış atıp çocukluğumuzdaki gibi pır pır kelebek, kanatlanıp gidecek diyerek elleriyle oyunlar oynamaya başladım...
"Sanki kendini vazgeçilmez hissediyor. Kaf Dağına varan Anka kuşu gibi... Kalbime vardığı için kendini kıymetli zannediyor. Onu ne kadar sevdiğimi biliyor olmalı... Bilmenin ötesinde ben ona çok kötü aşık oldum" diyerek tekrar ağlamaya başlıyor.
"Senin kalbin dağlar gibi... Ama onun kanatları... Kanat değil, kabukları demek daha doğru olur... Sana zarar veriyor. Lütfen, ağlama artık!" diyerek gözyaşlarını silmeye çalışıyorum...
"Tamam, bitireceğim onu aklımda... Hemde bir daha demeyecek kadar kadar!" diyerek dizlerini de karnına çekiyor.
Yatağının bir köşesine sinip uyuya kalana kadar ağlamaya devam ediyor.
Ne hoş bir histir onun yaşadıkları...
Aşk acısı, ağlayarak uyumanın verdiği o rahatlık.
Kalbinin yükünü hissedebilmek!

Sanırım kendime her baktığımda; "Bitti" dediğim anda bitirdiğim şeyleri görüyorum. Bitmeli çünkü mevzu benim! Ben bir şeyleri uzatmayı sevmem! Tıpkı çocukken yaptığım gibi canımı yakan her şeyden uzak duruyordum... Peki ya içimdeki bu hercai duygularım, gitmekten çekinmeyen köşem, vazgeçmeyi huy edinmiş yanım, limansız kıyım! 
Bunlardan da sıkılırsam?