2 Kasım 2013

En Gerideki Adam



O sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım.  Bu sayede gözümün önünde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı. En öndeki sanki biri arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasında gideni bir hayli geride bırakmıştı.

Kendi kendime: “Bu adam hayatta mutlaka başarılı olur.” diye düşündüm.

Onun arkasında giden, sakin adımlarla ilerliyordu. “Belki bu adamda hayatta bir şeyleri başarabilir.” diye mırıldandım.

En arkadan giden ise sanki nereye gideceğini bilmiyormuş gibi sallana sallana ve etrafı seyrederek yürüyordu. Onun içinse: “İşte” dedim, “Hayatta hiçbir işe yaramayacak serseri!”

Derken aklıma bir şey geldi. Ben bu adamların her üçünün de gerisindeydim. Evet, başkalarının haliyle uğraşan kendi halini göremez. Başkalarının kusurunu araştırmak, insanın kendi kusurlarını görmekten alıkoyan çok çirkin bir hastalıktır.