1 Ekim 2013

Mutluluğun Sırrı



Gözleri görmeyen bir kişi, bu durumundan kurtulmak için çareler aramaya başlamış. Başvurmadığı hekim ve bilge kalmamış. Kimse ona yardımcı olamamış. Günün birinde bir bilge, ona şöyle bir öneride bulunmuş: “Eğer hiç derdi tasası olmayan birini bulur ve onun gömleğini gözlerine sürersen, gözlerin o an görmeye başlar.” demiş.

Gözleri görmeyen kişi, yollara koyulmuş. Dağ, tepe dolaşmış, fakat dertsiz tasasız birini bulamamış. Tam umudunu kesmek üzereyken, bir köyde karşılaştığı yaşlı bir adam, ona bir umut vermiş, “Şu dağın tepesinde bir çoban yaşar” demiş. “Onun hiç derdi tasası yok gibi gözükür…”

Kör kişi, dağa yönelmiş ve zar zor tepeye dek çıkarak çobana ulaşmış. Kendisiyle uzun uzun söyleşerek, bir derdi, tasası olup olmadığını denetlemek istemiş. Çoban, hiçbir derdi, tasası olmadığını söylemiş ve huzurlu bir sesle şükretmiş. Onun bu durumuna çok sevinen yolcu, oraya kadar gelmesinin nedenini açıklamış ve çobana, isteğini bildirmiş: “Şu gömleğini ver de, ben de dünyayı bir seyredeyim.” demiş.

Çoban bir süre sessiz kaldıktan sonra, şu karşılığı vermiş: “Fakat benim gömleğim yok ki...”
                           Asıl zenginlik, çok şeye sahip olmak değil. Az şeye ihtiyaç duymaktır. Charlotte