23 Eylül 2013

İstişarenin Önemi


Bir gece Medine sokaklarında Halife Hazreti Ömer ve Abdurrahman bin Avf hazretleri gezerken bir evin içinde karışık seslerin geldiğini duyarlar. Biraz yaklaşınca sorar Halife:
-Ey Abdurrahman, bu evin kime ait olduğunu biliyor musun?
Abdurrahman bin Avf , “Bilmiyorum” der.
-Burası Rebia bin Ümeyye’nin evidir. İçindekilerde sarhoşlar, içmişler bağırıp çığırıyorlar. Ne dersin bunlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bu haldeler…

Abdurrahman bin Avf der ki:
-Bana kalırsa ceza uygulanacak onlar değil biziz! İrkilir Halife.
-“Neden?” diye sorar. Şöyle izah eder büyük sahabe:
-Rabbimiz “İnsanların gizli ayıplarını araştırmayınız”* buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde evinin içindeki ayıpları araştırıp meydana çıkarmakla meşgulüz. Aslında cezalık işi biz yapıyoruz demektir.
Bunu üzerine düşünmeye başlayan Halife, eline Abdurrahman bin Avf’in eline uzatarak der ki:
-Tut şu elimden bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa biz onlara değil, onlar bize ceza isteyebilir.
Oradan hızla uzaklaşırken de söylemekten kendini alamaz Halife.
-Allah insanları düşündüren dostlardan mahrum etmesin. Kimseye de kendi kanaatinde ısrarcı eylemesin.

Kendi kanaatini dostlarına kontrol ettirmek ne güzeldir!


* Hucurat Suresi 12. Ayet