14 Ağustos 2013

Büyük İskender




Büyük İskender bir gün vezirlerini toplamış ve onlara:
“Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın!” demiş ve eklemi “Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları çağırın! 
Cenazemin önünden askerlerim yürüsünler silahlarıyla, 
Cenazemin sağından âlimler yürüsünler kitaplarıyla, 
Cenazemin solundan zenginler yürüsünler mallarıyla, 
Cenazemin arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla!
Sağ elime bir Altın küre verin, sol elimi ise bos bırakın ta ki mezara dek.”

Vezirler Büyük İskender’in bu söyledikleri karşısında şaşırmışlar ve “Bunu bilse bilse Büyük İskender’in hocası Diyojen bilebilir” demişler ve Diyojen’e sormaya karar vermişler!

Vezirleri dinleyen Diyojen;

“İskender’in ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladım. İskender şunu anlatmak istemiş: 
Cenazenin önünden yürüyen askerler ölümüne silahlarıyla dahi engel olamadılar, 
Cenazenin sağıdan yürüyen âlimler ölümüne kitaplarıyla dahi engel olamadılar. 
Cenazenin solundan yürüyen zenginler ölümüne mallarıyla dahi engel olamadılar. 
Cenazenin arkasından yürüyen fakirler ve garipler ölümüne gözyaşı ve dualarıyla dahi engel olamadılar!

Sağ elindeki altın küre ise bu dünyada sahip olabileceği her şeye sahip olduğunu gösterir. Sol elinin bos olması ise bu dünyaya 'eli boş' geldim 'eli boş' gidiyorum!” demiş.